07 Şubat 2010 Pazar

BİRAZDA KÜPE YAPTIM :)))


bir zamanlar şimdikinden daha çok takı yapıyordum. şimdiilgi alanlarım biraz değişti. ancak ne çok boncuk ve aparatım varmış. ortalığı toplayım derken , az az kalmış boncuklar, kristallerle bu küpeleri yaptım. eh sizlere de göstertmeden oolllmazzz :)))
şu an resimde görünenler küpelerin birer tekleri. aslında çift yaptım :)))

24 Ocak 2010 Pazar

SEMYIL'IN KEÇE MATRUŞKALARI :)))



Milli eğitimin organizasyonuyla eğitim/bilgi paylaşımı amacıyla 2-3 senedir Ukrayna ve bizim meslek okulları arasında ziyaretler yapılmakta.bu senede Ukrayna'dan 4 eğitmen bizim okulumuza 15 günlüğüne misafir oldular.

bu süre içinde bizimle sınıfımızı paylaşarak, takı yapımını, nakış yapımını ve keçeden el işleri yapımını göstermede öğretmenimize ben ve 5 arkadaşım asistanlık görevini üstlendik. bizler içinde zevkli zamanlar ve güzel bir deneyim oldu. ayrıca okulumuzun da bu etkinlik için seçilmeside bir başka güzellik.
Misafirlerimizi cuma günü uğurlarken birer anı olarak onlara bu matruşka maskot/anahtarlıkları hazırladım.

buna aniden karar verince zamansızlıktan bir gecede yapıverdim. özellikleri, her matruşkayı misafirlerimize benzetmeye calışarak siyah , kızıl,sarı saçlı yapıp üzerlerine isimlerini yazarak kişiye özel hale getirdim. ikinci özellik de matruşkaları türk basmamız ve nazar boncuklarımızla süsledim :)))))

çok çok mutlu oldular.hepsi tek tek bana sarılarak duygularını yarı türkçe teşekkür ederek göstermeleri de beni çok mutlu etti.

OKULUM YİNE ÖDÜL ALDI :))))
















Bugün sizlere okulumdan bahsetmek istiyorum.

emekli olmama çok kısa bir zaman kala bundan sonraki günlerimi boş geçirmemek için kendime hobi kurslarını araştırdım ve birinde karar kıldım. ancak kayıt yaptırırken son dakikada vaz geçtim ve ani bir kararla "Erenköy Zihnipaşa Pratik Kız Sanat Okulu" na tek kontenjanı boş kalan Kumaş boyama kursuna kayıt yaptırmıştim.
o günden bu güne tam 8 yıldan beri devam ediyorum. hemde keyifle:))
Okulum,
geçen sene "kitre bebek" yapımında İstanbul 1.cisi olmuştu.
tabii bu bizim ve okulumuz için büyük bir sevinç ve gurur kaynağı olmuştu.
Bu mutluluğun arkasından ikinci bir gurur kaynağımız olan bu ödüle de sahip oldu okulum
http://www.kadikoy-meb.gov.tr/haberler.asp?ID=1201&goster=2.
(diğer ödül resimlerini buradan görebilirsiniz)
"Mükemmellikte yetkinlik ödülü" olarak ilk ödülümüz oldu :))

Şimdi iyiki karar değiştirip bu okuluma kayıt yaptırmışım ve bu gururdan ben de pay aldım diyorum.:)))))

22 Ocak 2010 Cuma

SEMAZENLER



Beraber bloğun en tembel üyesi galiba benim .Ama rölyef uzun sürüyor ve de araya tatiller girdiği için bu tabloyu yapmak için 8 gün çalıştım .Avize için yaklaşık 5 saatim gitti.Yarım işlerimi sömester tatilinde tamamlayıp görücüye çıkarmadan bitti diye düşündüğüm tablomu sizlerle paylaşmak istedim.Ne kadar bitti desemde 15 gün sonra 3 semazen daha ekleyeceğiz tabloya.Tabi onuda paylaşacağım sizlerle arkadaşlar.

07 Ocak 2010 Perşembe

PREMATÜRE KARDEŞLERE ABLALAR GELDİİİ:)))

Prematüre bebeklerin malum bakımları bir hayli yorucu oluyor.
bunun için önce bu ablayı çağırdım yardıma.. ama resimden de anlıyacağınız gibi tek başına pek
yardımı olamayacak gibi geldi bana.
Bunun üzerine gidip diğer ablaları çağırdım ben de yardıma
Allahları var seve seve geldiler yardıma :))






bu kızlarımda pek süslüler:))
rimeller, allıklar tastamam yerli yerinde:))








aman bir de komikler,neşeliler bir an yerlerinde durmuyorlar. bu resimleri bile nasıl çektim.
bir ben bilirim. sürekli hareket halindeler ancak bu kadarını görüntüledim.
aslında bir bebeğe bir abla var :)))

05 Ocak 2010 Salı

PREMATÜRE DOĞDULAR :)))))

evet bunu ve aşağıdaki kardan adamcığımı görünce birer adet prematüre doğmuş diyeceksenizzzz
yanılıyorsuunuuzzzz :)))))))))




Burası ameliyathaneden bir görüntü.... ilk dakikaları yayınlamıyorum rtük e takılmasın diye :)))



bunlar ne kiiiiii daha çoook doğdular küvezler yetmedi ))))


efendim, geçen sene yaptığım kardan adamlarım vardı içlerini lavanta doldurduğum . bu senede ondan sipariş aldım ve gecenin bir vakti o kardan adamı tamamlarken bunların küçüklerini yapsam nasıl olur deyip bir heves yapmaya başladım ki kendime geldiğimde sabah ezanı okunuyordu...:))))
şimdi hangi burç oldular derseniz oğlak burcundalar da o saatlere rastlayan yükselen burçlarını
bilemiyorum. eh neyseki küçük olduklarından çabuk çabuk arka arkaya pek zahmetsiz doğurdum.
Haaaa bakımları derseniz hemencecik sahiplenenler çıktı.. allahtan zıbındı, bezdi,mamaydı düşüncem kalmadı.... şimdilik 2 tanesi ile idare ediyorum.
bu günde bir araştıma yaptım neme lazım nasıllar diye hepsinin keyifleri yerindeymiş:))))
sizler nasıl buldunuz ? çok şirinler değil mi ? hele birde elinize alsanız yumşacık tam bir parmak
boyundalar:)))) (en alttaki resimdeki parmak benim işaret parmağımdır :))) )



27 Aralık 2009 Pazar

Fiamma'nın Çakma Kedisi:))))

Masalcııııı geldiii, hadi toplanın kedinin etrafına bu kedinin nasıl ve nasıl oluştuğunu bir de benden dinleyin..

Bütün öykülerimi anlatmadan hiçbir yere bırakmam ama şöyle relax olup uyumak serbest:))))

Dün gece saat 23.45 sıralarında bilgisayardan kopup şöyle televizyon karşısına kurulup bir yandan hanım dilendi bey beğendi motiflerimi elime aldım bir yandan da televizyondaki çocukların yarıştığı ''Bir şarkısın Sen'' adlı yarışmayı izlemeye başladım.O yaştaki çocukların nasıl da hoş şeyler yapabileceğine keyifle tanıklık ederken ve bir yandan da tığımı eğirirken bir anda gözüm gündüz yaptığım temizlikte kullanırım belki diye çıkarıp ortada bıraktığım bir objeye takıldı ve orada da kaldı. İşte o obje bu aşağıda gördüğünüz obje arkadaşlar:)))


Evet bu bir maske arkadaşlar, tam koruyuculuk özelliği bulunan ve 1 hafta süre ile kullanılabilen Domuz Gribinden korunmaya yönelik filtreli bir maske ve o kullan at maskelerin koruyuculuğu sıfır malesef .Halen geçirmekte olduğum bir rahatsızlık nedeniyle ve risk grubu arasında bulunmam sebebiyle toplu kullanım alanlarında bu maskeyi takıp dolaşmam gerekiyor aslen ama malesef tuhaf bakışlar ve çevredeki bakışlardan duyulan rahatsızlıklar nedeniyle tarafımdan kullanılamadılar:( Biz de bazı şeyler yanlış anlaşılıyor nedense, bir iki deneme yaptım vebalı muamelesi gördüm neredeyse.. asıl korunması gereken bizlerken insanlar sanki bizden korunulması gerekir gibi düşünüp yanınızdan kibarca veya tuhaf bir bakışla uzaklaşıyorlar en azından benim yaşadığım çevrede bu böyle:) Neyse o da bir işe yarayacakmış evde bir düzine bulunması vesile oldu:)))
Döneyim öz hakiki konumuza;
O maske ile gözgöze geldiğimiz andan itibaren sadece televizyonun sesine kulak vererek hummalı bir koşturmaya ve çalışmaya giriştim...Elimdeki iş süratle bir yığın halinde diğer bir yana bırakıldı ve havlular tarandı, yünler, elyaflar,kurdeleler çıktı, dikiş kutusu bir yanıma yerleşti. Vira bismillah deyip bir çırpıda kesip biçtim ve ortaya bu şirin kedicik çıktı...




Peki bu kedicik nereden çıktı:))) İçinizden bazı arkadaşlar bu kedinin bir benzerini ben daha önce bir yerde görmüştüm diye düşünmeye başlamışsınızdır. Bu kedi... evet Nalancığımın o kedisi:)))) Ve burada yayınlanmış ve sizlerin beğenisine sunulmuştu zamanında:)))
Nalancığım koşşş gelllll benzemiş mi????? birebir aynısı değil tabiii, bir de kusurları görmezden gel de içim rahatlasın:))))




Gel zaman git zaman benim bu yazımda kedi muhabbetleri yaptığımız bir sırada sağolsun Nalancığım sen benim sütyenden kedimi gördün mü diye sormaz mı? (Bayılırım bu söze eski Türk filmlerini hatırlatır hep bana:)) Hani size daha önce kelebek kolleksiyonu mu göstermiş miydim?? derler ya işte oyle) O yıllarda bendeniz buralarda olmadığından malesef ki o güzelim kediyi görmemiştim ve haliyle Nalancığıma da ''daha yeni tanıştığımızdan o kedili sütyenini göstermediğini'' itiraf ediverdim:)))Bayağı güldük söyleştik ve belki bir gün bir sütyen artarda yaparım bundan diye tabii hafızaya kayıt yapmışız ama bunu bilemedik. Amaa o gün bugün değildi bundan eminim, birden o objeyle gözgöze gelince gelişti herşey flashbellek bu olsa gerek...Demek hafızam hep bir yerlerde gizliden sütyen ararmış:))) sütyen bulamadım kesecek ama bir adet maske de işimi pek ala gördü:)) Ahh -Nalanım gece gece kulakların kimbilir nice çınlamıştırdır da Mahmut Abimi rahat bırakmamışsındır uykusunda:)) Neyse itiraf edeyim aslen o maske olmasa da olurmuş benimkinin içinde ama başlayıp bitirmeye yakın bunun sütyen yerini tutmayacağını çözdüm ama ısrarla dönmedim yolumdan:)))

Gelelim yavaş yavaş bu öykünün sonuna yoksa ben de uyuyacağım şimdi:))) Evet tahmin etmişsinizdir kedicik sahipsiz değil ve yine Bade'ye yapıldı ve yapılırken her gün yeni yeni hareketleri ile telefon sohbetlerimizin odağına oturulan Bade'm gözlerimde canlandı ( bir kaç gün görmesen feci özlemeye başlıyorum hemen yaaa şu aralar hergün yeni bir sey icat ediyor üstelik) ve yüzüme tatlı tebessümler yayıldı.Efendim hanımefendi bugünlerde uzayan ve gözlerinin önüne gelen saçlarına toka taktırmıyormuş. Ehh deyip fırlatıyormuş...Bu çocuk bir tuhaf, gözünün içine baka baka elini götürüp yine gözünün içine baka baka cıkarıp fırlatıyor istemediği ne varsa. Çorap konusunda da aynı inatlaşmayı yaşadıydılar, sonunda ayağına giydirilen çorapların yanına bir de elinde tutsun diye çoraplarla sağda solda dolaşmaya başladı...Bu kedi de onun bu beni güldüren davranışlarına ithafen kompoze edildi... Hem ona örnek olsun hem de arkadaş olsun diye:)) Biri elinde biri totosunda biri de başında en azından değil mi ama:)))
Evet bu kediciğin öyküsü burada bitiyor hadi bakalım herkes odasına...
ama öyküler, tatlı atışmalar,gülmeye vesile bahaneler ve paylaşımlar hiç bitmesin hayatımızda...Çünkü hayat gerçekten çok kısa ve hoş bir seda olabiliyorsak ne mutlu ...
Bu vesileyle mutlu,huzurlu ve sağlıklı bir yıl diliyorum tüm sevdiklerinizle hepinize...